İmami Rabbani ve Fıkıh Anlayışı – Dr. İskender Karayiğit
₺400,00
İmâm-ı Rabbânî’nin hicrî ikinci binyılın müceddidi sayılmasında fıkhî düşüncesinin rolü oldukça büyüktür. Zira İmâm-ı Rabbânî’nin, talebelerle beraber fıkıh eserlerini mütalaa etmeyi temennisi, dergâhlarda tasavvuf eserlerinin yerine fıkıh eserlerinin okutulmasını ısrarla tavsiye etmesi, onun fıkıh ilmine ne denli önem verdiğini ortaya koymaktadır. Bu çalışmada İmâm-ı Rabbânî’nin gözlerden kaçan fıkhî yönü açığa çıkarılıp onun bilinenin aksine kelâm ve tasavvufun dışında fıkıh alanında da söz sahibi bir âlim olduğunun tespiti hedeflenmiştir.
Rabbânîlik, müceddidlik, fârûkîlik ve sılalık gibi birden çok nisbeti kendisinde barındıran İmâm-ı Rabbânî, daha çok tasavvuf, kelâm ve keşfî kabiliyetiyle ön plana çıkmış, onun fıkhî yönüne pek temas edilmemiştir.
İmâm-ı Rabbânî’nin hicrî ikinci binyılın müceddidi sayılmasında fıkhî düşüncesinin rolü oldukça büyüktür. Zira İmâm-ı Rabbânî’nin, talebelerle beraber fıkıh eserlerini mütalaa etmeyi temennisi, dergâhlarda tasavvuf eserlerinin yerine fıkıh eserlerinin okutulmasını ısrarla tavsiye etmesi, onun fıkıh ilmine ne denli önem verdiğini ortaya koymaktadır. Bu çalışmada İmâm-ı Rabbânî’nin gözlerden kaçan fıkhî yönü açığa çıkarılıp onun bilinenin aksine kelâm ve tasavvufun dışında fıkıh alanında da söz sahibi bir âlim olduğunun tespiti hedeflenmiştir.
İmâm-ı Rabbânî’nin mutasavvıf bir kimliğe sahip olması, fıkhî meselelere keşfî yorumlar getirmesinin önünü açmıştır. Bu doğrultuda çalışmada, onun fıkhî meselelere dair tasavvufî yorumlarına da yer verilmiştir. Ayrıca, fıkhî konulara eğilmesinin dinî, siyasî ve sosyo-kültürel sebepleri, imkânlar ölçüsünde tespit edilerek ortaya konulmuştur.
| Yazar |
İskender Karayiğit |
|---|---|
| Sayfa |
528 |
